Rant için evden çıkarılıyorlar

Rant için evden çıkarılıyorlar

Gerekli adımlar atılmıyor, şarbon krizi büyüyor
Sağlığımız Doktorlara Bırakılmayacak Kadar Kıymetlidir
Zeytin talanına geçit yok!

Balat’ta evlerinden çıkarılmak istenen kiracılar bir araya geldi. Yurttaşlar imar projesi olmamasına rağmen kararın rant odaklı olduğunu kaydetti. Akademisyen Şahin, süreç için “Haksız ve hukuksuz” dedi.

Tolga UĞUR
İstanbul’un Fatih ilçesine bağlı Balat’ta Sancaktar Yokuşu üzerinde bulunan iki gecekondu için yıkım kararını mahalle sakinleri bir araya gelerek protesto etti. Kiracılar, evlerinden rant için, herhangi bir imar projesi olmamasına rağmen çıkarıldıklarını belirtti. Evlerin yıkılması ise an meselesi olarak görülüyor.
Evinden çıkarılan Tülay Eryürek, devlet yardımı almak bir yana borçlandığını belirterek “Ben bu evde 46 yıldır oturuyorum. Bütün ailem, çocuklarım burada büyüdü. 10 Mart’ta bize tebligat geldi, Belediye’den birilerine ulaşmaya çalışsak da dinlemediler, evden çıkardılar. Burada 600 lira kira verirken, 3 bin lira kirayla Eyüp’e taşınmak zorunda kaldım. Üstelik, 30-35 bin lira borçlandık. Hiçbir devlet yardımı göremeden”’ ifadelerini kullandı.

SÖZLEŞME YENİLEDİK

Evinden çıkarılmak istenen Meryem Kurtçu ise sözleşmesini ocak ayında yeniledikleri evinden çıkarıldığını vurgulayarak tepkilerini şu sözlerle dile getirdi:

“Niye çıkarıldığımı anlamıyorum. Gelen kağıtta yazdığı gibi çökme tehlikesi yok. Zabıta, komşumun evi yıkılacağı ve evimde çatlaklar olduğu için beni çıkaracaklarını söyledi. Biz kirasını verdiğimiz, sözleşmesini ocak ayında yenilediğimiz evimizden çıkarılıyoruz. Ayrıca bu bina kilise arazisi ama ona rağmen yıkıyorlar.”

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Fener-Balat Mücadelesi halk temsilcisi Çiğdem Şahin, süreci “Talan politikas” olarak nitelendirdi. Şahin, şöyle devam etti: “Bu süreç Sulukule ile başladı, Tarlabaşı ile devam etti. Eğrikapı’da Belediye yine zabıta ile hukuki yaptırımı olmayan usulsüz bir belge ile halkı çıkarmaya zorladı. Hatta onlara işgalci olduklarını söyleyerek yine usulsüz bir şekilde borçlandırmışlar ve çıkmazlarsa bu borçları ödemek zorunda olduklarını söylüyordu. İnşaat odaklı, kentsel dönüşüme dayalı büyüme modelinin bir diğer parçası. Tam bir talan politikası yani… Şu an İstanbul’da ve bütün Türkiye’de binlerce, belki de on binlerce haksız ve adaletsiz şekilde yürüyen süreçler var.”

Öte yandan Fatih Belediyesi Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünün 9 Mart tarihli kararıyla, kiracıların evlerini ‘üzerine çökme riski bulunduğundan’ 10 gün içerisinde boşaltmaları, aksi takdirde belediye tarafından tahliye edileceği belirtilmişti.